AKYA

AKYA

AKYA BALIĞI

Akya balığı uskumrugiller familyasından eti lezzetli ve kemikli bir balık türüdür. Ege ve Akdeniz’de, Atlantik ve Pasifik okyanusunda yaşarlar. Akya balığının dişleri yoktur. Boyları 1 – 1.5 metre ve 8 ile 50 kilo arasında ağırlıklara ulaşabilirler.  Çok güçlü, mücadeleci ve günümüzün nadir yakalanan balıklarından akya, yöresel olarak çıplak, kuzu balığı, leka ve bazen de iskender balığı gibi isimlerle de anılır.
Vücudu elipse yakın yanlardan basıktır. Sırtı mavi veya yeşil-kahverengi, yanal çizginin altı parlak beyazdır. Gençlerinde yanlarda kahverengimsi bantlar bulunabilir. Vücuduna çok iyi işlemiş küçük pulları vardır, bu pullar o kadar iyi işlemiştir ki balık sanki pulsuzmuş gibi durur, bu nedenle de çıplak denilir hatta bazen pulsuz olarak da anılır; Kafasında pul bulunmaz, sırt yüzgeci çifttir birinci sırt yüzgeci alışılmışın dışında sekiz dikenden oluşur ve bu dikenlerin başa yakın olan birincisi ileri dönüktür; Bu dikenler sularımızdaki benzer diğer balıklardan ayırıcı özelliklerinden biridir. İkinci sırt yüzgeci  ile anal yüzgeci hemen hemen aynı hizadan başlar. İkinci sırt ve anal yüzgeçlerinin uzantıları siyahımsıdır, bu siyahlık diğer yüzgeçlerinin (yan ve kuyruk) uçlarında da görülebilir. Kuyruk yüzgeci çatal şeklindedir. çok gelişmiş sırt ve anal yüzgeci ile akya su içinde çok hızlı hareket eden, sert manevralar yapabilen çevik bir balıktır. Kafası ve ağzı büyüktür, alt çene üste göre daha uzundur; gözleri normal boydadır. Ağzında zımpara kağıdı gibi dişler vardır, bunlar takım kesmese de ciddi şekilde yıpratır; ayrıca dilinde ve damağında avı tutucu geriye dönük dişler (vomer) bulunur.

İlgili resim

Akyanın belirgince görülen yanal çizgisi en büyük ayırt edici özelliklerindendir. Göğüs yüzgecinin ucuna kadar sırta paralel giden çizgi bu noktada sert bir eğimle karna doğru göğüs yüzgecinin altına kadar iner, tekrar yükselen çizgi kuyruğa kadar düz olarak gider. Canavar balıklardandır, çevresindeki balıkları yok edercesine saldırır. Kıyıcı, yani çok yırtıcı bir balıktır. Lüfer gibi önüne gelen her balığa saldırır yemese de öldürür. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük balıklarla beslenerek dipte kıyılara yakın küçük sürüler halinde dolaşır. Başlıca gıdasını küçük balıklar oluştursa da kalamar ve hatta iri karideslere de saldırır. Nadiren de olsa iri bütün canlı karidesle yemlenmiş başka balıklara atılan takımlara da çıktığı olur. Akyalar derin sularda da sürüler halinde dibe yakın yüzerler ve çok ataktır, tehlike sezisi aldığı anda gözden kaybolur.

Bilinen ağırlıkları 20 kilo kadardır. karasularımızda ise genelde küçük sürüler halinde dolaşır ve yemlenirler, büyük yetişkinler yalnız gezme eğilimindedir. Yurdumuzda üremeleri nisan ortalarından haziran sonuna kadar bahar boyunca sürer. Ortalama ömürleri 14 yıl kadardır. Yurdumuz sularında 1 metre boy ve 30-35 kilo ağırlıktan fazlasına pek rastlanmasa da diğer denizlerde 2 metre boya ve Ancak 50-60 kilo agirliga kadar ulasabilmektedir. Geçmiş dönemlerde özellikle ege ve akdeniz’de profesyonel balıkçılar tarafından yasak zamanlarda, gece kuvvetli ışıklarla balığı kabartmak gibi yasak yöntemlerle aşırı avlanması sonucu sayıca çok azalmıştır, neslinin tükenme tehlikesi vardır. Özellikle ege’de sahil güvenliğin çabaları ile bu durum bitmese de azalmış ama akya sayısında önemli bir artış da olmamıştır.

Özellikleri

AKYA ile ilgili görsel sonucu

Vücut oval, yanlardan yassılaşmış, sırt mavi, kısmen yeşilimsi, karın gümüşi renktedir. Vücut ince yapılmış pullarla örtülü, kafada pul yoktur. Yanal çizgi karakteristik olup, solungaç kapağından başlar, göğüs ucuna kadar sırta paralel hat çizer, daha sonra karına doğru bir kavis yapıp, tekrar düz bir hat halinde kuyruğa uzanır. Akya yırtıcı bir balıktır. Bu özelliği lüferi andırır. Son derece çevik, atik ve kıvrak bir balıktır. Aniden sağa, sola, ileri ve geri dalışlar yapabilen bir balıktır. Akyanın üreme dönemi Nisan-Haziran ayları arasındadır.Akya ile genellikle kafasından çorba, etinden ise tava kızartma yapılır.
Amatör balıkçılar tarafından avlanması istenen popüler bir balık olmakla birlikte avı çok zordur. Ege ve Akdeniz sahillerinde kaşık takımı ya da uzun kamışla yapılan avı zordur ve zahmetlidir. Sayıları oldukça azaldığı ve pek sık görülmediği de belirtilmelidir.