MERSİN BALIĞI

TÜRK KARASU BALIK TÜRLER

MERSİN BALIĞI

Mersin balığıgiller, Acipenseridae familyasını oluşturan aralarında sekiz metre uzunluğa ve 1,6 ton ağırlığa kadar varan türleri içeren tatlı su balıkları türlerinin  ortak adıdır.

nesli tükenen mersin balığı ile ilgili görsel sonucu

Mersin balıkları çok  ilkel  hayvanlardır. İskeletleri sadece kısmen kemikleşmiştir. Yan taraflarında beş sıralı dizili olan büyük pullar vardır.  Kuyrukları asimetriktir,  ağızları  aşağıya yönelmiş ve gerekli olduğunda çenelerini dışarıya çıkarabilirler. Dört adet bıyıkları vardır. Bunlarla suyun dibinde yem arayabilirler. Bazı mersin balıkları beş metre uzunluğa ulaşabilirler, ve bu yüzden en büyük tatlı su balıklarıdır. Ama çoğu türleri sadece yumurtlamak  için tatlı suya gelirler ve aslında tuzlu suda yaşarlar. En büyük mersin balığı türü olan mersin morinası  neredeyse sadece tuzlu suda yaşar ve yumurtlamak için denizlerden ırmaklara geçer. Geçmişte anlatılan büyüklükleri inanılır bir şekilde kanıtlanmadan kitaplara geçirilmiştir, ve bu yüzden en kaliteli kitaplarda bile 8-9 metre gibi inanılmaz büyüklükleri okumak mümkündür. Ama bu ölçüler için ne 20. yüzyıldan ne de ondan önceki bir zamandan kalma güvenilir kanıtlar bulunamamıştır. Kanıtlanabilmiş olan en büyük ölçüler 5 ve 6 metre uzunluk ve 1 ve 1,5 ton ağırlık civarlarındadır.

Mersin balıkları hem tatlı suda, hem tatlı-tuzlu karışık suda (ırmak deltaları), hem de denizde yaşarlar. Bazı türleri sadece tatlı suda yaşarlar. Göçebe hayatı sürdüren türleri gençliklerini tatlı suda geçirip, sonradan denize göç ederler ve ergenleşince çiftleşmek için tekrar tatlı suya dönerler.

Mersin balıkları çok geç ergenlik çağına ulaşırlar. Özellikle dişiler, ancak 20 yaşına varınca ilk kez yumurtlarlar. Sadece bazı küçük türleri bir iki yaşında erginliğe ulaşırlar. Bazı mersin balıklarının 100 yaşına varabildikleri ispatlanmıştır. Bu yaşa varanları 1,4 ton ağırlığına ulaşmış olabilir ve böylece dünyanın en büyük tatlı su balıklarıdır.

nesli tükenen mersin balığı ile ilgili görsel sonucu

Mersin balıklarının yüksek bir su kalitesine ihtiyaçları olduğu için, kirlenen ırmaklardan dolayı 20’nci yüzyılda batı Avrupa’da nesli neredeyse tamamen tükenmiştir.

Ayrıca çoğu mersin balığı türlerinin yaşam çemberlerinin bir kısmı olan ırmak-deniz göçebeliğinin bütün büyük ırmaklarda bulunan baraj duvarlarında sona ermesi ve balıkların çiftleşip yumurtlamak için ırmağın üst kesimlerine ulaşamamaları önemli bir rol oynamaktadır.

Hazar denizinde bile, sayıları azalmış ve 1970’li yıllarda 20.000 ton mersin balığı tutulurken 2000 yılında 3.000 ton’dan bile az tutulmuştur. Mersin balıklarını korumak için bir sürü yasa çıkarılmış olsa da sayıları azalmaya devam etmektedir. Bunun en önemli sebebi yasa dışı avlanmalarıdır.

Mersin balıkları özellikle çok pahalıya satılan havyarları için avlanılmaktadır.

Yasa dışı mersin balığı avı özellikle Sovyetler birliğinin dağılması ile çok yoğunlaşmıştır. Bu yüzden Rusya’da türler tükenmek üzeredir. Mersin balığının havuzlarda yetiştirilmesi son yıllarda çok önem kazanmıştır. Mersin balıklarının son saklandıkları yerlerden birisi Akdeniz bölgesinin Mersin körfezi bölgesindedir.

1997 yılında Almanya’nın ve ABD’nin çabaları ile mersin balığı Washington hayvanları koruma antlaşması listesine alınmıştır. 2003 yılından beri  World Sturgeon Conservation Society  adlı kurum son mersin balığı popilasyonunu korumak ve büyütmek için çaba göstermektedir.

ABD, Beluga-Mersin balığı’nın neslini tamamen tükenmekten korumak için 30 Eylül 2005’te son çare olarak Beluga-Havyarı ithalatını yasaklamıştır.11 Nisan 2006’da Almanya ve Polonya  sınırını oluşturan Oder ırmağına 2.000 mersin balığı salınmıştır. Bu popülasyonu gerçekten sağlamlaştırmak için 2007 ve 2008 yıllarında da 2.000 balık salınmıştır. 16 ve 18 Temmuz’da Sakarya / Karasu’dan Sakarya Nehrine 500 adet İstanbul Üniversitesi tarafından markalanmış mersin balığı salınmıştır.